Hasta kızının başından 21 yıldır ayrılmıyor

Abone Ol
Daha Fazla
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

/İSTANBUL, KÜÇÜKÇEKMECE’de “Nöronal Seroid Lipofusinozis” ya da ‘beyincik erimesi’ olarak bilinen hastalığa yakalanan iki kızından birini kaybeden, 21 yıldan bu yana yatağa bağımlı hale gelen 25 yaşındaki diğer kızının başından ayrılamayan Kadriye Hacıoğlu, ‘Anneler Günü’ne buruk giriyor.

Kadriye Hacıoğlu, sağlıklı dünyaya getirdiği yaşıtları gibi gelişim gösteren, konuşup, yürümeye başlayan ancak 2 ve 4 yaşlarından itibaren giderek adım atamaz, giderek vücutları işlevsiz hale gelen iki kızı; Cemre Nur ile Melis’e ‘beyincik erimesi’ olarak da bilinen 14 ayrı tipi bulunan hastalığa yakalandı.  Hastalığa yakalanan iki çocuktan Melis, bitkisel hayata girdikten sonra 6 yaşında yaşama veda etti. Anne Kadriye Hacıoğlu, aynı hastalığa yakalanan 21 yıldan bu yana yatağa tamamen bağlı, tepki vermeyen oksijen tüpü ve solunum cihazına bağlı diğer kızı Cemre Nur’u da kaybetmemek için başından ayrılmak bilmedi. Adını bilmediği hastalıkla ilgili gelişmeleri tıbbi gelişmeleri kendi çabası ile öğrendiği İngilizce ile takip etmeye çalışan, yurt dışı ve Türkiye’deki çocukları aynı hastalığa yakalanan ailelerle sosyal medya aracılığı ile sürekli temas kuran Kadriye Hacıoğlu, 2 yaşında aynı hastalık teşhisi konulan, 21 yıldan bu yana annesi ile birlikte dönüşümlü ayrılamadıkları kızı Cemre Nur’un kısa süre önce 25 yaşını bitirdiğini söyledi. Hastalık ile mücadele eden bir dernek kurduklarını, farkındalık oluşturmak için bileklik yaptığını anlatan Kadriye Hacıoğlu, DHA muhabirine hastalıkla mücadele eden kızı Cemre Nur’un sonuna kadar yanında olacağını belirtti.

“ÇOCUKLARIMIZ BİZE ANNELİĞİ ÖĞRETTİ”

Kadriye Hacıoğlu, “Hastalığın ilk dönemlerinde yatalak değildi. Yavaş yavaş yatalak olmaya başladı. Sürekli 24 saat onunla birlikteyim. Gece gündüz her anını paylaşıyorum. Sürekli yanında olmak zorundayım çünkü solunum cihazına bağlı. Sürekli takip etmek, çevirmek, altını almak, bakımını yapmak gerekiyor. Ama biz böyle mutluyuz. Kendimize böyle bir düzen kurduk. İster çocuğunuzu kaybedin ister hayatta olan çocuğunuzla mücadele edin bu süreçte ailelerin annelerin birbirine destek olmaları çok önemli. Anneler Günü, anneleri onore etmek için düzenlenmiş bir gün. Ama ben istiyorum ki çocuklarımız da onurlandırılsın. Aslında çocuklarımız bize anneliği öğretti. Biz onlardan çok şey öğrendik. Annelik zaten o kadar doğal bir duygu ki kimse bunu size öğretemez, eğitemez, ama özellikle çocuklarımız hasta ve özel oldukları için bize çok şey öğretti. Bize acılarla nasıl başa çıkacağımızı, nasıl mücadele edeceğimizi, kayıplarımızla nasıl başa çıkacağımızı, birbirimizle nasıl destek olacağımızı öğrettiler. En önemlisi o kadar yaşadığımız acılara rağmen tedavi olan veya daha iyi olan çocukların gülümsemesinden mutluluk duymamızı, mutlu olmayı öğrettiler. Aslında onlara teşekkür borçluyuz.” dedi.
“BAYRAMLARI, ANNELER GÜNÜ’NÜ SEVMİYORUZ”
Anne Kadriye Hacıoğlu,  Anneler Günü’yle ilgili de, “Kaybettiğimiz çocuklarımız yanımızda değil. Benim küçük kızım artık yanımda değil. Cemre Nur artık hiçbir şeye tepki veremiyor. Bayramları, anneler günlerini sevmiyoruz. Çünkü bunu çocuklarımızla paylaşamıyoruz, kucaklaşamıyoruz. Ama bunlara rağmen öyle bir bağ oluşuyor ki kelimelerle konuşamıyor olsanız bile öyle bir duygu ki sessiz iletişim kuruyorsunuz. Ben onun kalbini, o benim kalbimi hissettiklerimi görüyor. Yani illa karşılıklı oturup konuşmanız gerekmiyor. Anneler Günü’nden eskisi gibi nefret etmiyorum daha çok sevgi dolu yaklaşmayı öğrendim. Ayrıca diğer ailelerle birlikte birbirimize destek olmanın da etkisi var” şeklinde konuştu.

(FOTOĞRAF)

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

CEO Gelişim ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!